Kadınlar Kaça Ayrılır ???

HARD-DISK tipi kadın:
Her şeyi hafızasında saklar.

RAM tipi kadın :
İşiniz bittiği anda sizi de unutur.

WINDOWS tipi kadın:
Herkes hiçbir şeyi doğru dürüst yapamadığını bilse de kimse onsuz yaşayamaz.

EXCEL tipi kadın:
Söylendiğine göre bir çok kabiliyeti olmasına rağmen bir çok kimse basit ihtiyaçlar için kullanır.

SCREENSAVER tipi kadın :
Eğlendirmekten başka hiçbir işe yaramaz.

INTERNET tipi kadın :
Erişilmesi zorlu olan tiptir.

SERVER tipi kadın :
İhtiyacınız olduğundan her zaman meşguldür.

MULTIMEDIA tipi kadın :
Korkunç şeylerin güzel gözükmesini saglar.

E-MAIL tipi kadın :
Her 10 sözünden 8´i anlamsızdır.

VIRUS tipi kadın :
Bir başka ismi de “Eş” tir. Hiç beklemediğiniz bir anda gelir kendisini yerleştirir ve kaynaklarınızı kullanmaya başlar. Kurtulmaya çalıştığınızda kesin bir şeyler kaybedersiniz eğer kurtulmazsanız her şeyinizi kaybedersiniz.

TEKERLEMELER

Kuzu kuzu me
Bin tepeme
Haydi gidelim
Ayşe teyzeme. Bir iki üç
Söylemesi güç
Sana verdim bir elma
Adını koydum fatma
Hop hop hop
Bir büyük altın top
Pazara gidelim,
Bir tavuk alalım,
Pazara gidip,
Bir tavuk alıp ne yapalım?
Gıt gıdak diyelim.
Happur huppur,
Happur, huppur yiyelim.
Bir iki tombul tekir
Camdan bakar
Başına takar
Hop hop, altın top

Türü mürkü
Ninemin eski kürkü
Bir çektim yırtıldı
Ninem dikmekten kurtuldu
Evli evine
Köylü köyüne
Evi olmayan
Sıçan deliğine Eveleme develeme
Evvel altı elma yedi
Seren sekiz serçe dokuz
Tarmanın topu kara
A devenin çatı kara
Altı kere altı otuz altı
Dedemin sakalı yolda kaldı
Sakalını aldı dereye attı
Dedem sakalsız kaldı Makas makas makasa
Ali dayı noktaya bas
Trampetler çalıyor
Yüzbaşılar darılıyor
Darılmayın yüzbaşılar
Can yürekten ayrılmıyor
Ebe ebe gel bize
Uzaktan vur elimize
Eğer vuramazsan
Ebesin ebe
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi,
Bunu sana kim dedi?
Diyen dedi on yedi
Yağlı böreği kim yedi? Bir cam
İki cam
Üç cam
Dört cam
Beş cam
Altı cam
Yedi cam
Sekiz cam
Dokuz cam
On cam
Bu da benim amcam.
Ooooo
İğne iplik
Derme diplik
Çelik çubuk
Sen çık.
İğnem düştü yakamdan
Kuleli geliyor arkamdan
Gelme kuleli gelme
Annem bakıyor arkamdan
KOMŞU, KOMŞU
-Komşu, komşu !
-Hu, hu!
-Oğlun geldi mi?
-Geldi
-Ne getirdi?
-İnci, boncuk.
-Kime, kime?
-Sana, bana.
-Başka kime?
-Kara kediye
-Kara kedi nerede?
-Ağaca çıktı
-Ağaç nerede?
-Balta kesti
-Balta nerede?
-Suya düştü.
-Su nerede?
-İnek içti.
-İnek nerede?
-Dağa kaçtı.
-Dağ nerede?
-Yandı, bitti kül oldu. Yağmur yağmur yağ ister, evimizin önü sel ister, teknede hamur, tarlada çamur, ver Allah’ım ver, gümbür gümbür yağmur
Leylek leylek lekirdek, hani bana çekirdek, çekirdeğin içi yok, sarı kızın saçı yok Sübhaneke sümbül teke, üzüm koya, yolda yiye, bizim dana, sizin dana, gelmez eve, vur topuzu gelsin eve

Mehmet Mehmet Mehmedi, eski susam demeti, çanak çömlek koymadı, hepsini donuna yamadı

Tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç

Al şu takatukaları, takatukacıya götür. Takatukacı takatukaları takatukalamazsa, takatukaları taka tukalatmadan geri getir.
Hakkı hakkının hakkını yemiş. Hakkı Hakkı’dan hakkını istemiş. Hakkı Hakkıya hakkını vermeyince Haklı da Hakkı’nın hakkından gelmiş.

Iramazan
Irgatları ıramazan irgadamadan al da gel. İndin dereye silindim silindim çıktım.

Nacak sapına
İki kes
Bir sana
Biri de bana

Yağmur yağarsa raylar ıslanır, yağmur yağar saraylar ulanır.

Kızın adı Hediye
Ekmek vermez kediye
Kedi gider Kadıya
Kadının kapısı kitli
Hediyenin başı bitli
Karnım aç
Karnına kapak aç
Değirmene kaç
Değirmenin kapısı kitli
Heybaşı bitli

Incık, mıncık
Sen dur, sen çık
Hasan Hasan
Helvaya basan
Kapıyı kıran
Kızı kaçıran El el epenek
Elden düşen kepenek
Kepeneğin yarısı
Keloğlan’ın karısı

Ali dayının keçileri
Kıyır kıyır kişniyor
Arpa saman istiyor
Arpa saman yok
Kilimcide çok
Kilimci kilim dokur Değirmene girdi köpek
Değirmenci vurdu kötek
Geldi yedi köpek
Hem kötek
Hem yedi köpek

Delmişler, dakmışlar
Bunu böyle yapmışlar
Delmiyelerdi, dakmıyalardı
Bunu böyle yapmıyalardı
İçinde bülbül benim olsa
İki kardeşim olsa
Biri ay biri yıldız
Biri oğlan biri kız

Bir ikidir bir iki
Beş altındır, beş, altı
İnanmazsan say da bak
On altı, on altı Selamün aleyküm
Aleyküm selam
Nereye gidiyon?
Daha gidiyom
Neye gidiyon

Mini mini birler
Çalışkan ikiler
Tebmbel üçler
Dayak yiyen dörtler
Beşler makine gibi işler
Altılar altını çaldılar
Yediler yemeğimi yediler
Sekizler seksek olup gittiler
Dokuzlar toktor olup gittiler
Onlar kırmızı donlar Ebe ebe nerede
Su doldurur derede
Dere boyu çalılık
Şu ebe de ne alık
Ebe suya dalamaz
Arasada bulamaz
Ene nene bulamaz
Ben sana küstüm
Ali baksa dum dum
Sakalına kondum
Beş para buldum
Armudu kestim
Tavana astım
Tap dedi düştü

Ooo iğne miğne
Ucu düğme
Filifilince
Kuş dilince
Çarşıya gittim
Eve geldim hanım yok
Bebek ağlar beşik yok
Çorba taşar kaşık yok
Ali baba öldü tabut yok

Alçık balçık
Sana dedim sen çık Horoz öttü
Tavuk tepti
Bülbül kızı
Selamına dua etti
Değirmene girdi köpek
Köpeği aldı köpek
Köpeği yedi köpek
Köteği yedi köpek
Hakkı Hakkı’dan hakkını istedi
Hakkı Hakkı’nın hakkını vermeyince
Hakkı Hakkı’nın hakkından geldi

Kapıdan tavşan geçti mi?
Geçti
Tuttun mu?
Tuttum
Kestin mi?
Kestim
Tuzladım mı?
Tuzladım
Pişirdin mi?
Pişirdim
Bana ayırdın mı?
Ayırdım
Hangi dolaba koydun?
Çık çık dolaba koydum
Haydi al getir
Getiremem
Neden getirimezsin?
Kara kediler yemiş.
Vayı vay, miyav
Kuzu kuzu mee
Bin tepeme
Haydi gidelim
Hacı dedeme
Hacı dedem hasta
Mendli bohça
Kendisi hoca

BOŞ İŞLER BAKANLIĞI

HOŞGELDİNİZ.. BURADA SADECE BOŞ ŞEYLER KONUŞULUR…….

PARA MI, AŞK MI ???

SİZCE HANGİSİ ÖNEMLİ BU KONUDA DÜŞÜNCELERİNİZ HANGİSİNDEN YANA….

Macera devam ediyor…….

Balık tutmaya başlamıştık. elimizde sepme tipi küçük bir ağ vardı elimizde tabi ilk atışımız pek iyi sayılmazdı hani 6 filan balık tutmuştuk diğer tutanlar göre pek fena sayılmazdı.daha sonraları işin uzmanı olmuştuk.Atıyoruz… ve çekiyoruzzzz… o gün balığa yeterince doymuştuk……herkesin hoşuna gitmişti.Tekrar acaba gelirnirmi gelinmezmi bilmediğimizden akşama kadar balık tutmaya kararlıydık ama kötü bir gerçek vardı o da eve geri dönmek yürüyerek gelmiştik yürüyerek dönecektik…………..

Atatürk barajı

Atatürk barajına arkadaşlarla beraber yürüyerek Adıyaman merkezden gitmeye başlamıştık  tabi ilk defa yürüyerek gidiyorduk yolu tahmin edebiliyorduk ama nereden gidilecegini pek bilen yoktu tabi bu durumda kılavuzu karga misali bir sağa bir sola gidip duruyorduk . Biz tahminen 45 dakikada varırız diye yanlış bir düşünceye kapılmış ssonuçta tam 1,5 saate anca varabilmiştik ama derman kalmamıştı hani hemen yere kendimi zor attım.biraz dinlendikten sonra balık tutmaya karar verdik ama ne macera …….

ANTALYA bir masal diyarı

ANTALYA’yı anlamak için ancak ve ancak görmek lazım…..falezleri, plajları kendine has özellikleri , tarihi yerleri…..

telofonlar

Telefon insan hayatının artık vazgeçilmez aracı olmuştur.Bu da telofona ilginin artmasına neden olmaktadır.tabi ki pahalı telefonlar …..kızılötesi, kamarasa …. falanı filanı derken ………